22 Nisan 2018 Pazar

ABD'den Çinli teknoloji devine 7 yıllık ceza

ABD hükümeti, Çin ile ticari gerilimi tırmandıracak bir adım daha attı


ABD hükümeti, Çinli telekomünikasyon ekipmanı üreticisi ZTE Corp.'un yaptırım ihlalinde bulunması sebebiyle şirketin üretimde kullandığı önemli ABD teknoloji ürünlerini satın almasına yedi yıllık bir yasak getirdi.

ZTE, bunun öncesinde, İran ve Kuzey Kore'ye telekomünikasyon ekipmanı göndermesi sebebiyle cezaya çarptırılmıştı.

ABD Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, şirketin, yolsuzluk yapan çalışanlarına bonus ödemesinde bulunduğu, kınama cezalarını yayınlamadığı ve ABD'li otoritelere yalan söylediği belirtildi.

ZTE'ye getirile bu ceza, ABD ve Çin arasındaki ticarete ilişkin gerilimi artırıyor. ZTE, bir yandan, Türkiye'nin büyük bilişim şirketlerinden biri olan Netaş Telekomünikasyon'un yüzde 48'ini satın almıştı.


Türkiye ile İran arasında ilk para takası

İran ile Türkiye'nin para birimleri, ilk defa ABD doları veya euro gibi üçüncü bir rezerv para birimine ihtiyaç duymadan takas edildi
İran ile Türkiye arasındaki ilk para takasının (döviz swap) dün gerçekleştiği açıklandı.

BBC'nin aktardığı habere göre, İran hükümetine bağlı haber ajansı IRNA, iki ülkenin para birimlerinin ilk defa ABD doları veya euro gibi üçüncü bir rezerv para birimine ihtiyaç duymadan takas edildiğini duyurdu.

IRNA'ya konuşan İran Merkez Bankası'nın halkla ilişkiler yetkilileri, bu hamleyle birlikte iki ülke arasındaki ticaretin ve bankacılık işlemlerinin kolaylaşacağını, döviz kuru riskinin ise azalacağını belirtti.

İki ülkenin ticarette kendi para birimlerini kullanmaları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ekim 2017'deki İran ziyaretinde de gündeme gelmiş, ülkeler para takası anlaşması imzalamıştı.

Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile Tahran'da düzenlediği basın toplantısında "Merkez Bankalarımızın riyasetinde, finans sektörlerine bir hareketlilik getirme kararı aldık. Yerli parayla alışveriş yapma sürecini hayata geçirme kararını verdik" demişti.

Ocak 2018'de Türkiye ve İran'ın merkez bankası vekillerinin bir araya gelmesinden sonra İran basınına konuşan İran Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Ahmet Irakçi, para takasının kısa sürede yürürlüğe girmesini beklediklerini söylemişti.

Varlık fonlarının değeri 7,5 trilyon dolara yaklaştı

Dünya genelinde varlık fonlarının değeri, petrol fiyatlarındaki toparlanmanın etkisiyle 1 yılda 866 milyar dolar artarak, mart sonu itibarıyla 7 trilyon 450 milyar dolara çıktı
Preqin'den derlediği bilgilere göre, dünya genelinde 78 ulusal varlık fonu tarafından yönetilen varlıkların değeri, son bir yılda yüzde 13 artış gösterdi.

Varlık fonlarının değeri, petrol fiyatlarındaki toparlanma ve gelişmekte olan ülkelerdeki yüksek büyüme oranları dolayısıyla son 12 ayda 866 milyar dolar arttı ve mart sonu itibarıyla 7 trilyon 450 milyar dolara ulaştı.

Söz konusu fonların yüzde 71'i yönetimlerindeki varlıkların değerini artırırken, yüzde 10'unun varlık değeri sabit kaldı, yüzde 19'u ise varlıklarının değerini koruyamadı.

Dünyanın önde gelen varlık fonlarından Norveç Varlık Fonu, tarihinde ilk defa 1 trilyon dolar seviyesini geçerek 1 trilyon 60 milyar Dolar büyüklüğe ulaştı.

Türkiye Varlık Fonu'nun değeri 40 milyar dolara çıkarken, Rusya'nın Rezerv Fonu'nun bu yılın başında ülkenin bütçe açığının kapatılması için varlıklarının harcanması nedeniyle operasyonlarını durdurması dikkati çekti.

Bu fonların yatırımlarının çoğu devlet tahvillerinde bulunurken, son bir yılda altyapı ve doğal kaynaklara yapılan yatırımlar yüzde 1 arttı. Söz konusu fonların yüzde 64'ü ülkelerin kalkınması için önemli olan altyapı projelerine, yüzde 59'u da doğal kaynaklara yatırım yapmayı tercih etti.

Ham petrolün varil fiyatı 31 Mart 2017'de 50 dolar civarındayken, 31 Mart 2018'e kadar yaklaşık yüzde 30 artarak 65 dolar seviyesine yükselmişti.

19 Nisan 2018 Perşembe

220 ton altın Türkiye'ye geldi

Merkez Bankası, ABD Merkez Bankası (FED) nezdinde kendi mülkiyetinde olan altınların tamamını 2017’de Türkiye’ye getirdi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Kur baskısından kurtulmak için dolara karşı altın kullanımı” çağrısı dikkatleri bankalara çevirdi. Merkez Bankası (TCMB) 2017 yılı faaliyet raporunda altın rezervlerine ilişkin önemli gelişmelerin olduğu belirlendi. Bu çerçevede Merkez Bankası, ABD Merkez Bankası (FED) nezdinde kendi mülkiyetinde olan altınların tamamını 2017 yılında Türkiye’ye getirdi. 2016 yılında FED hesaplarında yaklaşık 28.7 ton olarak görünen TCMB’ye ait altın miktarı 2017 yılı sonu itibariyle bakiye vermedi. Bu kapsamda BİST nezdinde ki altın rezervi bakiyesi 37.2 tona ulaştı. Halk Bankası da yurt dışında bulunan altınlarını Türkiye’ye getirerek, Borsa İstanbul A.Ş’ye (BİST) teslim etti. Getirilen altının miktarı 220 tonu buldu. Bunun 29 tonu Halk Bankası’na ait bulunuyor.

ZİRAAT VE VAKIF HAREKETE GEÇTİ

Ziraat ve VakıfBank’ın da yurt dışındaki altınlarını ülkeye getirme çalışmalarını başlattığı öğrenildi. Ziraat Bankası’nın şu anda Londra’da 57 ton VakıfBank’ın ise Londra’da 38 ton olmak üzere toplam 95 ton kendi mülkiyeti altınları bulunuyor.

TOPLAM REZERV BRÜT 564 TON

TCMB’nin brüt altın rezervleri, kendisine ait olan net altın rezervleri ile bankalara ait olan rezervlerin toplanmasından oluşuyor. Buna göre, 2017 yılı sonu itibariyle Merkez Bankası'nın 564 ton brüt altın rezervinin 200 tonu kendisine, 364 tonu bankalara ait. 2017 yılında üç önemli gelişme yaşandı. Bunlardan biri de TCMB’nin 116 ton olan kendisine ait altın rezervlerini yıllar sonra artırmaya başlaması oldu.

40 TON HURDA ALTIN

Altınların yurt dışından getirilip saklanmaya başlamasının yanı sıra 2017'de hurda altınla ilgili de çok önemli bir gelişme oldu. TCMB, BİST üzerinden hurdadan ve cevherden dönüştürülmüş altınları Türk Lirası karşılığı satın almaya başladı. Uzmanlar hurda ve cevherden üretilen altının yıllık 40 ton seviyesinde olduğuna dikkat çekiyor. Bu çerçevede Merkez Bankası’nın yurt içinde cevherden üretilen altınların satın alınmasında ön alım hakkı tanınmıştı. BİST verilerine göre Türkiye’de yerleşik maden firmaları yıllık 24 ton altın üretimi yapıyor.

PARASAL KARŞILIĞI 25 MİLYAR DOLAR

MB’nin 2016 yılı sonunda 14 milyar dolar seviyesinde olan altın rezervleri, 2017 sonunda 23.5 milyar dolar seviyesine çıktı. TCMB’nin 30 Mart 2018 tarihli son yayımladığı verilere göre ise toplam altın rezervleri 25.3 milyar dolar seviyesine ulaştı.

10’UNCU SIRAYA YÜKSELDİK

Söz konusu bu gelişmeler Türkiye’nin, dünyada altın rezervi sıralamasında IMF rezervleri hariç olarak 10’uncu sıraya yükselmesini sağladı. Büyük ülkelerin birçoğunun rezervlerinin yüzde 70-80 civarını altın olarak tuttuğu biliniyor.

15 Nisan 2018 Pazar

Doğan 13 yılda 5.2 milyar dolarlık şirket sattı

Doğan Holding, son 13 yılda gayrimenkuller hariç 5.2 milyar dolarlık şirket satışına imza attı
Şirketlerini kârlı çarpanlarla satmayı başaran Doğan Grubu'nun bankacılık, sigortacılık ve medyadaki satışlarının ardından bünyesinde e-ticaret, akaryakıt dağıtım başta olmak üzere enerji ve otomobil pazarlama iştirakleri kaldı. Medya şirketlerini yaklaşık 1 milyar dolara Demirören Grubu’na satan Doğan Grubu dün de perakende şirketi D&R’ın 440 milyon liraya (105 milyon dolar) Sabah ve ATV’nin sahibi olan Turkuvaz Grubu’na satışı için ön protokol imzaladı.

Hürriyet ve Kanal D’yi bünyesinde bulunduran medya iştiraklerini FAVÖK’ünün (faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr) 37 katına elinden çıkaran Doğan, D&R’da da kârlı bir satışa imza attı. D&R için biçilen değer de şirketin 26 milyon liralık FAVÖK rakamının yaklaşık 17 katı. 803 milyon lira konsolide gelir elde eden D&R’ın 169 mağazası bulunuyor. 65 bin metrekare satış alanı olan D&R’ın vergi öncesi kârı ise 2016’da sadece 3.2 milyon lira düzeyindeydi. Şirket bu kârı 1 yılda yüzde 404 artırarak 2017’de 16.2 milyon liraya yükseltmişti.

Doğan Holding’in son 13 yıldaki en büyük tutarlı satışları Petrol Ofisi ve Dışbank oldu. 2005’te defter değerinin 2 katına 1.3 milyar dolara Dışbank’ı satan Doğan, 4 yıl arayla iki parça halinde de Petrol Ofisi’ni yabancılara sattı. POAŞ’ta hâkimiyet hissesini toplamda 2.4 milyar dolara elinden çıkaran grubun milyar dolarlar mertebesindeki son satışı da medya varlıkları paketi oldu. Doğan 6 Nisan itibarıyla medya iştiraklerini 916 milyon dolara devretti.

Tarih           Varlık       Satış değeri

13.04.2005 Dışbank 1.3 milyar dolar
13.03.2006 POAŞ (% 34) 1 milyar dolar
20.03.2007 Ray Sigorta 100.1 milyon dolar
22.10.2010 POAŞ (% 54) 1.4 milyar dolar
18.10.2011 Star TV 327 milyon dolar
21.04.2011 Milliyet ve Vatan 74 milyon dolar
06.04.2018 Doğan Gazetecilik 132 milyon dolar
06.04.2018 Hürriyet Gazetecilik 155 milyon dolar
06.04.2018 Doğan TV 599,6 milyon dolar
06.04.2018 Doğan Haber Ajansı 5 milyon dolar
06.04.2018 Doğan Dağıtım 7 milyon dolar
06.04.2018 Doğan İnternet Yayın 12.7 milyon dolar
06.04.2018 Doğan Media GmbH 4 milyon dolar
06.04.2018 Mozaik İletişim 532 bin dolar
18.04.2018 D&R Kitap 105 milyon dolar

Toplam 5.2 milyar dolar


Altın ticaretinde yüzümüzü niçin İngiltere'ye çevirdik

Türkiye’nin genellikle Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile sürdürdüğü altın ticaretinde yön değişti. Dubai’nin altın alışverişine yüzde 5 vergi koymasıyla mücevher ihracatçısı da, külçe altın ithalatçısı da yüzünü İngiltere’ye döndü
Türkiye ihracatı martta 15 milyar dolar sınırını aştı ve rekor kırdı. Önceki gün Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), külçe altın ihracatı hariç mart ayı ihracat rakamlarını 15.1 milyar dolar olarak açıkladı, dün de Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, külçe altın dahil 15.6 milyar Dolar olarak geçici verileri yayımladı. Bakanlık, ayrıca ithalat verilerini de açıklıyor. Buna göre ithalat yüzde 12.77 arttı ve 21.4 milyar dolar oldu. İhracatta da ithalatta da bir ülke var ki tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başarıyor. Bu ülke İngiltere. İngiltere ihracatta 1 milyar dolar sınırını aşmayı başarırken ithalatta da yüzde 112 artışla 1 milyar sınırını geçti ve ilk 5 ülke arasına girdi.

KÜLÇE ALTIN ALDIK

Peki İngiltere’ye diğer aylardan farklı olarak ne sattık ne aldık? TİM verileri İngiltere’ye yüzde 6898 olağanüstü artışla 139.3 milyon dolarlık mücevher ihracatı yapıldığını ortaya koydu. Gümrük Bakanlığı yetkilileri ise yüzde 112 artan ithalatta İngiltere’den kıymetli ve yarı kıymetli taşlar, kıymetli metaller, inciler grubunu içeren külçe altın ithalatının öne çıktığını belirttiler. Yani, İngiltere’den külçe altın ithal edip, yine İngiltere’ye mücevher satışı yaptık. Peki bir anda nasıl oldu? Aslında bunun işareti şubat verilerinden geldi. İngiltere’den yıllardır görülmemiş miktarda külçe altın ithal ettik ki Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre bu 218 milyon dolarlık bir değere işaret ediyor. Ay sonunda TÜİK verilerinde martta bu miktarın aşıldığını göreceğiz. Bu durum nisanda da İngiltere’ye mücevher ihracatının oldukça yüksek olduğunu gösteriyor.



DUBAİ VERGİ KOYDU

İngiltere ile altın ve mücevher ticareti geçen yıllarda oldukça sınırlıydı. TÜİK verilerine göre İngiltere’den altın ithalatı geçen yıl 113.6 milyon dolardı, 2016’da ise 46.3 milyon dolar. Mücevher ihracatı da aynı şekilde. Geçen yılın tamamında İngiltere’ye altın ihracatımız 26.1 milyon dolardı. Peki ne değişti? Mücevher İhracatçıları Birliği Başkanı Ayhan Güner’e sorduk. Güner, daha önce tüm altın alışverişlerinin Dubai’den gerçekleştirildiğini belirterek, şöyle konuştu: “Dubai altın alışverişine yüzde 5 vergi koyunca serbestlik bitti. Almak da satmak da avantajlı olmadı. Tüm dünya imalatın Türkiye olduğunu biliyor. Biz müsait olduğu için Dubai’den alıyorduk hammaddeyi vergi koyunca Avrupa’ya kaydırdık. İngiltere’den de İsviçre’den de alıyoruz. Dünya da Dubai’den vazgeçti. Tüm verilerde gördünüz dünyanın her yerine ihracatımız arttı. Ve bu trend artarak devam edecek. Hem ithalatta hem de ihracatta yükseliş sürecek.”

TREND ARTARAK SÜRECEK

Mücevher İhracatçıları Birliği Başkanı Ayhan Güner, Uzakdoğu’ya mücevher ihracatındaki artışın nedenini de şöyle açıkladı: “Uzak yerlerdeki ülkelerin turizm acenteleriyle anlaşma yapıyoruz, kuyumcularınızı bize getirin diye. 1100 kişilik alım heyeti ağırladık geçen günlerde ve olağanüstü alım anlaşmalarına imza atıldı. Bu da ihracat ülkelerimizin çeşitlenerek büyüyeceğini gösteriyor.”

MARTTA AÇIK 5.8 MİLYAR $

GÜMRÜK ve Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre martta ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8.01 artarak, 15 milyar 599 milyon dolar oldu. 2018 yılının ilk çeyreğinde ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9.1 artarak 41 milyar 220 milyon dolara ulaştı. İthalat ise yüzde 12.77 artarak 21 milyar 421 milyon dolara çıktı. Dış ticaret hacmi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10.71 artarak 37 milyar 21 milyon dolar yükselirken ihracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 72.8’e indi. Martta en çok ihraç edilen 2 milyar 671 milyon Dolar ile “Motorlu kara taşıtları, traktörler, bisikletler, motosikletler, diğer kara taşıtları” faslını, 1 milyar 411 milyon dolar ile “Kazanlar, makinalar, mekanik cihazlar ve aletler, nükleer reaktörler” ve 989 milyon dolarla da “Demir ve Çelik” ihracatı takip etti. İthalatta 3 milyar 329 milyon dolarla “Mineral yakıtlar, mineral yağlar ve bunların damıtılmasından elde edilen ürünler” faslı birinci olurken, kıymetli veya yarı kıymetli taşlar, kıymetli metaller, inciler, taklit mücevherci eşyası, metal paralar da 1 milyar 628 milyon dolarla dördüncü sırada yer aldı.




14 Nisan 2018 Cumartesi

Abdullah Gül'den işsizliğe vurgu

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Marmara Grubu Vakfı tarafından düzenlenen '21. Avrasya Ekonomi Zirvesi'nin 'Cumhurbaşkanları Oturumu'nda konuştu.

Konuşmasında, işsizlik uyarısı yapan Gül şunları söyledi:

"Teknoloji… Öyle bir ortam oluştu ki özellikle enformasyon teknolojisi IT dediğimiz şey her şeyi şeffaf yaptı. Hiç kimse artık kafasını kuma gömmüş olamaz. Herkes her şeyi takip edebilir hale geldi. Dolayısıyla dünyanın her köşesinden başka köşesini takip ediyorlar. Böyle olunca fakirler zenginliği, zenginler fakirliği görüyor, her gün acı çekenleri görüyor ve bunun neticesinde ortaya güzel şeyler, örnekler, güzellikleri örnek alan davranışlar çıkarken, bir taraftan da öfke, hınç, radikal akımlar da ortaya çıkıyor. İkinci bir şey, teknoloji ilk ortaya çıkıp da makinaların uygulanmaya başlaması, emek yoğundan makine yoğuna geçince zaten büyük işsizlikler o zaman oldu ama onlar kaçınılmazdı. Makinadan robota, robottan bilgisayarlara oradan şimdi yapay zekanın yönettiği fabrikalara geçilmeye başlanırsa o zaman ortaya iki şey çıkacak; biri işsizlik. Bu istihdam meselesi müthiş bir şey. Devletleri yönetenler, geleceği, problemleri görerek tedbir alması gerekir. Büyük istihdam problemleri ortaya çıkacak, büyük işsizlik çıkacak."

Gül, 'trol'lere de konuşmasında yer verdi:

"Trol merkezlerinin kurulduğunu, binlerce insanın buralarda nasıl çalıştığını ve nasıl mesajlarla bütün dünyayı boğduğunu, seçimlere nasıl müdahale edildiğini, radikal akımların nasıl desteklenip, ülkelerin nasıl zayıflatıldığını yaşıyoruz. Pozitif gündemde mi negatif gündemde mi ülkeler ilerleyecek?"